18 Eylül 2009 Cuma

İLK NEZLE

İki gün önce İpek gecenin üçünde ağlayarak uyandı.Uyandığında genelde ses verirdi ama bu ağlama farlıydı.İpek çok ağlayan bir bebek olmadığından mızıldanmalarıyla genellikle ne istediğini anlamaya çalışıyorduk.Ama bu ağlama sanki ben kötüyüm ağlamasıydı.Hemen gittim yatağına kucağıma aldım.Hisettim ki ateşi çıkmış.Ölçtüm 37,8 subfebril denilen yükselmeye çalışan ateş.Aslında genelde ilkin ilaç verme taraftarı olmasamda gecenin körü olması etkisiyle de yarım ateş düşürücü fitil koydum.Huzursuz, rahat olmayan bir uyku uykusuzluk arasında sabahı ettik.Aralarda ateşi 37 derece seyretti.Sabahı burnu da akmaya başlayınca acaba diş etkisi mi yoksa bizim bıdık ciddi ciddi şifayı kaptımı acaba diye düşündüm.Biraz ateşi ve gelişmeleri izlemek adına sevim teyzemize de herbir şeycikleri anlattıktan sonra işlere dağıldık.Öğleden sonra bir kez kusunca artık doktorunu aramak zamanıdır deyip aradık Ebru hanımı.Sonrasında soluğu Ebru hanımda aldık.Ateşi 37-37,5 arasında burun akıntılı nezle başlangıcı.Dişlerde hala bir hareketlenme yok.Bu arada 15 günde 300 gr almış ipek hanım :) Genel durum iyi iştahında azalma yok ateşi de daha fazla yükselmedi.Ama burun da ki akıntı devam.Uykularını etkiliyor.Nefes alamadığı için sinirlenip uyanıyor kuzum.Yine de hırçın değil miniğim.Hastalığında bile huysuz değil biraz kucak istiyor.Geçecek biliyorum lakin  insanın bebeğinin hastalanması ne zormuş.İki gündür keyifsizim.Aklım hep evde, kulağım hep evde.Hasta ne kadar insan varsa iyi olsunlar.Hele bebeği hasta olan annelere sabır diliyorum.Dün geceyi daha iyi geçirdik.Tek problemimiz burun tıkanıklığı.Serum fizyolojık ıle açma çalışmalarında ipek çok sinirleniyor.Haklı ama yapacak bişey yok.Üzgünüm kuzum :( Yarın tatile gidiyoruz.İpekçiğimi tuzlu tuzlu deniz suyuna şöyle bir batırıp çıkaracağım:) sonra sinüsler açılacak:) Güneş görecek güçlenecek :) yani umarım :)

Artık koltuk kenarlarında sıralayıp desteksiz ayakta durma sürelerini uzatıyoruz.Daha diş çıkarmadı ama yürüme konusunda pek hevesli miniğim.Tabi bu kadar hareketli olunca sürekli peşinde olmak gerekiyor.Sandalyelere tutunup ayağa kalkma bazen kaza ile sonuçlanabiliyor.Neyse ki şimdilik önemli bir kaza yaşamadık.Bebekler nedense özellikle hep hayır yanıtı alacakları şeyleri yapmak istiyor.Prizler , kapı araları ,kapı arkaları ,sivri köşeler , çöp tenekeleri, büyük su bidonları ,yutabilecekleri her şey hatta ağızda tadılmak için her şey,banyo yerinde yuvarlanma.... hepsi de HAYIIIIRR deyivereceğim şeyler.İpeğ e hayır dememek için resmen kendimle mücadele veriyorum.Olabildiğince hayır kelimesini kullanmamaya çalışıyorum.Aslında yapmasını istemediğim şeyleri ona hayır demeden anlatmaya çalışıyorum.Çünkü çocuklar anne ve babanın birer aynası halini alıyor zamanla. Öğrenme , hayata dair şekillenme çoktan başladı.İşte bu dönemde Sürekli hayır o ellenmez hayır bunu yapma hayır gitme şeklinde büyüyen bebekler itiraz etmeyi öğreniyor.İtiraz etmek yemek yemeğe , kıyafet seçimlerine, uyumaya , yapmasını istediğimiz her şeye itiraz etmek öğrenilmiş oluyor.Planım ipeğin merak ederek keşfe çıktığı alanlarda onun için zararlı olabilecek durumları baştan hazırlamak.Ortamda çok fazla değişiklik yapmıyorum.Genelde yerinde durması gereken eşyalar yerlerinde.Bazı sevmediğim ama keşfetmesine izin verdiğim alanlar da oluyor.Mesela mutfak boş su şişesi ile yuvarlanmak en sevdiklerinden biri.Gerçekten tehlike yaratacak durumlar da ise ilgisini hemen başka bir yöne çekmeyi ve tehlikeli olanı unutturmaya çalışıyorum.Ev terliklerinin tadına bakmaya bayılıyor :) Uzaklaştırıyoruz hemen.Oyuncaklar bu arada çok önemli.Oyuncak seçimini ilgisini çekebilecek şekilde yapıyorum.Beraber oynuyoruz önce sonra biraz kendisi oynasın istiyorum.Oynayarak öğerensin .




Beslenmemizde kıymaya alıştık.Akşam milupanın ballı irmikli muhallebisini çok seviyor.Artık hazırlayıp elimde gördüğü an hamm hamm diyor:) Dün ilk defa el sallamış ama biz göremedik tabi :( Bu çalışan anne olmanın en nefret ettiğim yanlarından biri.Şimdilik  sabahları biz giderken çok tepki vermiyor.Ama biraz daha büyüyüp ağlarsa işte o zaman nasıl dayanırım ki acaba :( ?

9 yorum:

Başak dedi ki...

oyy kıyamam ben onun küçük burnuna.Geçmiş olsun ipekcim.Çabucak iyileşirsin inşallah.

Irmakbebek dedi ki...

geçmiş olsun.geçicek ama emin ol.ilk hasta olduğunda benim de dünya başıma yıkılmıştı.hep olmasın diye uyuturken dua ederim.
güneş iyi gelecektir.şimdiden iyi tatiller ipekciğe...

yenianne dedi ki...

ÇÇÇoooooookkkk geçmiş olsun ipek böcüğüne ve annesine..

fazi dedi ki...

basak insan kıyamıyor gerçekten yaw:) böyle çaresiz oluyorlar ya çok kötü iyi bayramlar:9

fazi dedi ki...

teşekkürler ırmakbebek :) antalyada hava oldukça iyi iyi bayramlar :)

fazi dedi ki...

geçti inşallah yenianne :) hastalanmadan olmuyomuş sanırım:) öptük ardacıımızı:) iyi bayramlar

füsfüs dedi ki...

yeni postlar ben de görünmüyuor, neden ki?
çok geçmiş olsun kuzuya
işe giderken bıraktığımda defne de hiç ağlamazdı, inşallah sizin de hep öyle gider
diğer türlü çok zor olur çünkü

fazi dedi ki...

füsfüs merhaba
yani ben de bir türlü anlayamadım!bloger da nedenini bulamadı sanırım.ama çok sinir bozucu ! ipek kuzusu biraz daha iyi.bebekler hastalanınca iyileşmesi çok zor oluyor yaw :)

anne yazar dedi ki...

yeni okudum ya bu bloglara bi süredir girmek eziyet biliyorsun:( çook geçmiş olsun umarım çook çook iyidir şu an tatlı melek.